12/21/2010

18 Aralık Etohum kampındaydım.

Etohum ekibinin hazırladığı etohum girişimci buluşmalar tüm Türkiye de devam ediyor. Çeşitli sektörlerden  kuruluşların yöneticilerinin katıldığı bu toplantıların bir yenisi 18 aralık cumartesi günü İzmir de gerçekleştirildi. Gitmek isteyip gidemeyenler veya haberdar olmayanlar için belirteyim kamp çok güzel geçti. Her şeyden öte İzmir Ekonominin nezih ortamı ayrı bir hava kattı.



Katılma amacım kesinlikle orada insanlardan bir şeyler öğrenmekti ve o insanların ulaşılabilir olduğunu görmek. Oradaydım Yemeksepeti.com un ortaklarından melih ödemiş bir kaç sıra önümdeydi. Burak Büyükdemir Etohumun sahibi ve sürekli takip ettiğim Webrazziden Arda KUTSAL da oradaydı. Ersan ÖZER magnetin beyni oradaydı ve aklıma gelmeyen diğer katılımcılar.

Tv radyo ve internette okuduğumuz, üyesi olduğumuz siteleri yaratan beyinlerin karşınızda oluşu, sizinle tecrübelerini paylaşması çok güzel. Yani gidip ofisinde Ersan ÖZER'le görüşmek istesek ve bize hadi deneyimlerinizi anlatın desek herhalde kapıyı 1 kaç bin $ aşağıya açmazdı. Zaman şuanda en değerli varlık ve deneyimler anca zamanla oluyor. Bu insanlar bu tip toplantılarda deneyimlerini paylaşması, yapmış oldukları hatalardan bahsetmesi çok büyük bir şans.

Düşünüyorumda insanların önündeki en büyük engel kafalarında oluşan yapamam, onun busu var şunun busu var, onun sermayesi, öbürü boğaziçili öbürü bilmem nereli. Bunlar hikaye kardeşim eğer çalışacak (g)öt varsa, her şey olur. Birazda yırtık olmak gerekiyor, pratik zekayı da unutmamak lazım.

Şunu anladım Etohum kampında bizden tek farkı Ersan ÖZER in sadece DNA profili ve parmak izi onun dışında şartlar eşit, yaşıt olmadığımız için sadece deneyim ve tecrübe olarak fazlalıkları var.

Özü şu arkadaşlar: Çalış Çalış Çalış 

12/18/2010

Girişimcinin faz hali :D

Sevgili  A. Bahadır Özdemir TiviNetwork General Manager 


blogundan alıntılanmış bir yazıdır. izin verdiği için teşekkür ederim :) Kaynak: TIKLA


Gaz Girişimci, Sıvı Girişimci, Katı Girişimci





Süper bir fikrim var...Acayip bir fikir...Dünyada bir örneği daha yok...İş planımı yazarken rakipler hanesine yazacak birşey bulamıyorum. Girişimcinin gaz halindeyken kurduğu klişe cümlelerdir bunlar. Gaz hali? Evet, 3 hali vardır girişimcinin (bkz: Şekil A).
Tüm bu halleri yaşamış bir girişimci olarak bu hallerde yaşayabileceklerinizi ve tavsiyelerimi paylaşmaya çalışacağım.


Önce gazdır girişimci...
Önce gazdır girişimci; dünyanın en mükemmel fikirleri bende, tüm gençlerden farklıyım, başkayım ben, okumak benim için vakit kaybı tavırları içerisinde yaşar. Bu heyecanlı arkadaşımızın henüz bir iş planından dahi haberi yoktur ama bineceği arabanın markası ve gezeceği ülkelerin isimleri şimdiden bellidir. Ta ki bu mükemmel fikir ile birlikte saatte 200 km hız ile kocaman bir duvara çarpana kadar... (bkz: Diyalog A)


Sıvı girişimci olmak...Katılaşmaya giden süreçte berbat bir geçiş dönemi
O mükemmel ilk fikir çöpe gittiği an önce biraz sendeler girişimci. Böyle olmamalıydı, herşey kusursuz duruyordu, siyah bir BMW X6 hala ne kadar güzeldi...
Kendini toplarlamak zorundadır girişimci. Girmiştir bu yola bir kere. Hatta bu yolda ilerlerken çok kişiyi karşısına bile almış olabilir. Sırada çok mükemmel olan ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, n’inci fikirler vardır. Hayırlı uğurlu olsun sıvı haldedir girişimci. Yayılımcı ve dağınık özellikler gösterir artık. Tutarsız bir şekilde her aklına geleni yapmaya çalışır. Bilmediği birşey vardır bu sırada; etrafındaki insanların, onun bu zihni sinir hallerine artık eskisi kadar sabrı kalmamıştır. (bkz: Diyalog B)


Sevgili ayaklarım lütfen artık yere basın. Katı hale geçiş...
Göreceğiniz gibi fikirden fikire atlayan bir girişimci biraz da olsa yalnızdır artık. Onu en çok sevenlerin dahi sabrı tükenmeye başlamıştır. Çünkü bu deneme yanılma sürecinde nihai hedefe ulaşmaya çalışan bir girişimci birçok şeyi de kaybetmeye başlamıştır. Bu dönemde bilmeniz gereken en önemli şey şudur; berbat bir dönem geçiriyorsunuz ve bunu mutlaka en az hasarla atlatmaya çalışın; çünkü eğer doğru düşünme yapısına ve yeterince tecrübeye ulaştıysanız, sadece Türkiye’yi değil Dünya’yı da çok iyi okuyabiliyorsanız. Trendleri çok iyi takip etmeyi öğrenmişseniz, bu berbat sürecin sonunda evraka tadında bir fikir çıkacaktır ortaya! Hiç belli olmaz anlık bir gözlemin sonucunda bile bu fikre ulaşabilirsiniz. (bkz: Aydınlanma Anı A)


Artık katı hale geçmek için iyi bir fikri, tecrübesi ve vizyonu vardır girişimcimizin. Mentalite olarak çok doğru bir zamanda olan arkadaşımızın tek eksiği sermayesidir. Biraz da şanslı olan girişimcimiz o günlerde kendisine “bir fikrin mi var ?” diye soran bir yarışmaya evet cevabını vermiştir. Ve o gün bugündür en katı halinde, en doğru şekilde inandığı ve sevdiği işi yapmaktadır. Zaman zaman gaz ve sıvı hallerini hatırlayıp tatlı bir hüzün duysa da yine de özlemez o günleri.
Umarım bu yazıyı okuyup kendinden birşeyler bulan herkes bir gün katı hallerine ulaşarak hayallerini yaşama fırsatı yakalar.



12/13/2010

Adwords kötü amaçlar için kullanılırsa?

Merhabalar;

Bundan yıllar yıllar önceydi diye başlayacağım bir gün ilerde olacak ama şimdi size bundan bir kaç yıl öncesinden bahsedeceğim. Konumuz başlıktan anlıyacağınız üzere ADWORDS. 2006 yılında tanıştım zatalleriyle, efendi, kendi halinde bir ADV. sistemi olarak tanımıştım onu. İnsanların soğuk bakışlarına sevecen kocaman bir gülücük ile karşılık veriyordu sanki.

Aradan yıllar yıllar geçti şimdi adwords; firmaların, ajansların, kanını emen ve aktivasyon ücretlerini geri yatırmaması ile ülkemizde nam yapmış bir reklam şirketi. Üstelik son zamanlarda da yakşıksız olmayan bir reklam aldatmacasının içine girmiş durumda. Bu tip reklam kampanyalarına neden onay verdiğini hala daha anlamış değilim. Yeri geldiğinde Google Hizmet yönetmeliği bıdbıdısına uygun olmadığı için insanların adwords hesaplarını banlayan, aktivasyon ücretlerini hesaplarına yatırmayan google şimdide ajansların kirli oylarına göz yumuyor. Bahsedeceğim reklamı türkiye büyük sadece google sertifikalı bir kaç ajans var onlar yayınlayabilir,muhtemelen onlardan birisinin cin fikirliliği.

Reklam veren firmaların, müşterilerini mükemmel kazıklaya bilmeleri için geliştirdikleri görsel reklamlar sayesinde. Bir reklam ajansı hit çekmek için veya adwords satmak için mi böyle bir yola baş vurur anlamış değilim. Üstelik müşterisinin hit konusunda hiç de dertli olmaması gereken bir sektörde olduğu halde.

Koskoca yılların Kumho bildiğim bir firmadır, markası değişik mecralardaki reklamlarıyla bilinç altımda yerini almıştır ama gelin görünki o koca firma hit çkebilmek için acemi sosyal reklam kampanyaları yapıyor. Ajansın kim olduğunu bilmiyorum ama şundan eminim bu firmayı referasnlarına iliştirip kurumsal müşteri portföyümüz 1- Kumho.com.tr diye sağda solda böbürlenecek, sosyal blog ve forumlarda sosyal teraneler estirecek öyle medya böyle medya reklamın dibini çıkarıtrız onu yaparız bunu yaparız diye cakalar satacak, sonra müşterisini kazıklamak için aşağıdaki reklamdaki kampanyayı düzenleyecek.. Yuh artık...


ve işin artık çılkı çıkınca


olay budur işte ziyaretci kazanmanın en güzel yolu adres güzel telefonlar satın al... Hoop tıklıyoruz tabi reklama sonra bir bakıyoruz ki kumho.com..tr diye kavucuk lastik alanında uzmanlaşmış bir firma telefon ne alaka orası kel alaka işte. Umarım bunu Kumho nun yöneticisi görmez, yok sa google bu yazıyı indeksler ve görmeye başlarsa vay hallerine.
Burda reklam veren firmanın bir kabahati olduğunu düşünmüyorum, işe vakıf olmadıkları için şöyle yapacağız böyle yapacaız şöyle rapor sunacağız diye adamların gözünü boyadılar.
 
Bu olayda ikinci kabahat gözünü dolar yeşili boyanmış olan google, Google amacı ne ziyaretciye en doğru bilgiyi en kısa sürede vermek, eee adam bir siteye giriyor telefon arıyor bir sitede reklam görüyor güzel telefonlar içerde hemen al diye? Sonrası malum
 
Umarım biraz daha doğruluğun sadece iki nokta arasındaki en kısa mesafe olduğunu unutmayız.

Webrazzi den haftaya başlarken güzel bir haber

Öss / Öss yerleştirme dönemlerinde aldığı günlük 20.000 tekil ziyaretci oranlarıyla özellikle yurtdışında okuyan / okumak isteyen üniversite öğrencirinin paylaşım noktası Turkstudent.net . Benimde zamanında üye olduğum ve güzel zaman geçirdiğim kaliteli sosyal ortam. Bu gün itibari ile yatırım almışlar.... Hayırlı uğurlu olsun umarım hedeflerine hayallerine ulaşırlar...

Almanya merkezli sosyal ağ TurkStudent bugün 500 binden fazla üyeye sahip yaklaşık 10 yıllık bir girişim. Günde ortalama 20 bin tekil ziyaretçiye sahip olan site, özellikle ÖSS dönemlerinde 60 bin günlük ziyarete çıkıyor. Normal günlerde 200 bin sayfa gösterimine sahip sitede Suat İmamoğlu, Fatih Doğan, Gazi Keskin ve Volkan Şentürk de ortak olarak bulunuyorlar.

Başarıların devamını dilerim

12/10/2010

Private shopping ile ayrıcalıklı alışveriş

Kısa bir aradan sonra tekrar yeni bir konu ile karşısınız dayım. Umarım yazdıklarım okunanlar tarafından sadece okumak için değil uygulamak için bir yerlere not ediliyordur.

Konumuz son zamanların popüler konusu grup indirimi, ayrıcalık ürün satışı,  özel alış veriş diye adlandırılan "Private Shopping"

Web siteleri üyelerine özel markaların ürünlerini %30 -%40 - %60 indirimlerle sunuyor, site üzerinden ürünler beğenilip kredi kartıyla satın alınıyor. Bunada amerikalı amcalar Private shopping diyor. İş geliştirme yaparken kurulan iş kurgusu bir çok değişik faktörün etkisinde kalır. Bunlardan bazıları şöyledir; insanların alışveriş eğilimleri, İnovasyon yeteneği, yatırımcı ilişkileri, teknik alt yapı, pazarlama ve tedarik zinciri. Bunları tek tek açıklamam gerekirse şöyle devam etmeliyim.

İnsanların alış-veriş eğilimleri (tercihleri) :
Müşteri portföyünün iyi değerlendirilip ihtiyaçlara göre ürünlerin sunulması.

İnovasyon yeteneği:
Oluşturduğunuz iş modelinin farkındalık ve fayda olarak ne kadar yol ilerlediği, başarılı olduğıu.
Teknik alt  yapı; 
Sistemin işleyişini oluşturan teknik yapının nekadar başarılı olduğu. Seo, SEM, İnterface design, Usability
Pazarlama ve tedarik zinciri;
Ürün almak istediğiniz yerlerin size ne kadar kolaylıklar sağladığı ve müşterilerinize sunacağınız ürünlerin tedarik süresi.
 Yatırımcı ilişklileri;
 Genel basic sistemin çalışması için gerekli olan finasmanın cirodan elde edilmeye başlanmasına kadar, yani hedefler tutturuluncaya kadarki finansman desteğinin alınacağı yer.

Bu gibi faktörler iş modelinizin gelişmesini etkileyen temel faktörlerdir. Private shopping alanında projeniz varsa iş modeliniz üzerinde biraz daha fazla çalışın. Ayrıntılara takılın, unutmayınki başarı ayrıntılarda saklıdır. Türkiye gibi bir pazarda bu işlerin ne kadar yürüyeceğini görmek biraz zaman gerektiriyor. ŞehirFırsatı ve vb için bir şey söylemek çok erken.

Ama şu kadarını itiraf etmeliyim merak unsuru her zaman satışların arttırılması için geçerli bir unsurdur.

12/09/2010

Bizdeki garajlar'da internet yok mu?

Eski blogumdan bir yazıyla sizinleyim... orijinal kayıt için tıklayın

yazının devamı...

Bizdeki garajlar'da internet yok mu?
Hep merak etmişimdir, Google gibi teknoloji şirketlerinin başlama hikayelerini okurken anlatılan garaj ajitasyonlarının ne kadar gerçek olduğunu. Düşünün bir adamlar garajda 50-60 milyar dolarlık şirketin temelini atıyorlarda, biz hala onları nasıl taklit edebileceğimizi düşünüyoruz. garajların önünde 13 oynayarak. Gerçekten de bilgi çağını yaşadığımız şu günlerde üzerimize düşen görevin ne olduğunun hala daha farkına varamamışız gibiyiz değil mi?

KOÇ, SABANCI gibi maddi sorunu olmayan firmalar neden internet teknolojisine para ayırmıyorlar. Mesela Rusyanın Zengin sermaye kuruluşlarından biri Facebook tan 200.000.000$ % 1.96 hisse alımı yapmış. Bu alımla facebook un değeri 10.000.000.000$ geçmiş. Bizim mynet e de yatırım yapsa ya KOÇ veya sabancı veya bir başka TÜRK şirketi, Oda büyüse. Yada NOKTA nın yatırım yaptığını bir alan adını sabancı sponsor olsa. Bizde hala teknolojiye yatırım sanırsam hala daha makinelerle yapılıyor. Hiç kimse veya kuruluş, genç bir beynin hayallerine 4-5 milyon $ bağlamak istemiyor. Devrim arabaları bu yüzde durmuyor mu Eskişehir de müze bahçesinde. Neyse, fazla derinlere inmeyelim.

Ne güzel olurdu değil mi ZUCKENBERG yerine bizim mehmet, hasan veya mustafayı görsek. Türkler yine zirvede diye TİMES da KAPAKLAR görsek. Teknoloji için bizim üniversitelerimiz dünya da referans görülseler. Şuanda zamanını ayırıp bu yazıyı okuyan arkadaşlarımla çeşitli şirketlerde teknoloji yarıştırsak. Çok büyük bir hayal bu bendeki; Kolay mı adamların beyne milen dilleri ingilizce, adamlara ayak uydurmak isteyen adamların dilini öğreniyor. Öğrenmekle yetinmeyen adamların okullarında, memleketlerinde eğitim görüyor. Hayallerim var dediğinde adamlar her şeyi ayaklarına seriyor. Bizde ise olay şöyle; bir akşam masada yemek yerken babama; hayallerim var baba süper site kuracağım Türkiyenin en iyi bilgi yarışma sitesi olacak bu, biraz para versen SERVER filan dediğimde, Anneme dönüp; bu çocuğu sen böle yaptın hanım diye bıyık altı fırçalar dı. (anlattığım olay 1999 yılında yaşanmıştır.) Doğru ama babamız bile hayallerimize inanmazken SABANCI - KOÇ nasıl inansındı bize yardım etsin değil mi? Nasıl milyar dolarlık projeler yapalım. Nasıl insanlara hayallerimizi anlatalım.

Biraz küçümsemek gibi olacak ama şu anda dünyada top 10da olan proje fikirlerin (google, facebook, yahoo, ebay, msn, youtube, twitter, wikipedia) internetteki arkadaşlarıma gerekli fırsat verilse yapılabilecek düzeyde. Eminim deli eminin televizyonu duyduğunda başkanın oğluna dediği gibi: wall ahi benim aklıma gelmişti. hii hi, şeklinde her proje için diyen arkadaşlarımız var aramızda. ama eksik bir şeyler var bir yerler de ama ne ?

Hani eksiklikler maddi filan diye bahsediyoruz ya, Hindistan çok büyük bir tezat örnek buna. Adamlar teknolojiye öyle bir yöneldiler ki yazılım alanında aldılar başlarını gidiyorlar. Adamların yapamadıkları o kadar az ki şuanda piyasanın ilk 10 undaki firmaların tüm arge bölümlerinde en az bir tane Hintli var.

Bir de bizde tüm webmaster arkadaşın sıkıntısı insanlarımızın interneti, sohbet etmek, film izlemek, karı kız bulmak ve oyun oynamaktan ibaret olduğu kanısıdır. Ama dikkat edersek büyük projelerin hepsi insanların ihtiyaçlarına yönelik hizmet veriyorlar.

Mesela facebook; Tüketicinin en büyük satın alma göstergesi meraktır. Facebookta bunu kullandı. İnsanlar acaba eski arkadaşlarım nerdedir diye merak edenler girdiler ve diğerlerine bu deneyimlerini paylaştılar. Sonuçta 250 milyon nüfusa ulaştılar. amaç sadece arkadaş edindirmek olsaydı bir farkları olmazdı yoncadan izmir.net den değil mi?

Mesela youtube; İnsanlar youtube dan önce resim paylaştılar, müzik paylaştılar, klip ve videoları da paylaştılar ama online izletemediler. Kullanıcılar bilgisayarına indirip izleyebildiler. Youtube bunu yaptı online video paylaşım kültürünün temelini attı.bu sayede bir çok yeni sektör ve piyasaya yenilik getirdiler.

İnternetin amacı iletişim kurmaktır. İnsanlar iletişimi oyun oynayarak, chat yaparak, film video izleyerek gerçekleştirecekler. Yada vikipedia vari sitelerde genel kültürlerini ve kendilerini geliştirecekler. Bu yüzden internetin biz reklam mühendislerindeki amacı farklıdır ama yerel kullanım amacı bunlardan ibarettir. Sonuç olarak internet tabandaki son kullanıcı göz önüne alınarak proje geliştirilmeli. Çünkü bize tabandaki film izleyen, chat yapan, oyun oynayan insanlar lazım değil mi?

Gelsin bizim garajlara da internet artık. :)




12/02/2010

Ofiste verim arttırmanın yolu

Aşağıda sıralayacağım maddeler ofisinizde verimliliğinizi arttırmnızda size yardımcı olacaktır. Ofis arkadaşlarınızın verimliliği konusunda yardımcı olmak isterseniz bu maddeleri ona gönderin.
 
Kalemler ofiste sürekli ortadan kaybolan cisimlerdir. Onları ararken vakit kaybetmemek için, kendinize en ucuzlarından ve 20-30 tane alın, onları ufak bir kutuya yerleştirin ve en yakındaki çekmeceye koyun.
 
O gün sizin için yoğun bir iş günüyse ve öğleden sonranızı çok daha verimli bir biçimde geçirmek istiyorsanız; öğle yemeğini dışarıda yiyin, biraz dolaşın, temiz hava alın ve özellikle gözlerinizi birkaç dakika dinlendirmeyi unutmayın.
 
Masaların üzerindeki hatırlatıcı post-it'lerin ya da ıvır zıvırların hepsinden kurtulun. Onları duvarlara asın, panoya yapıştırın ama çalıştığınız masayı kesinlikle dağınık bırakmayın.
 
Büyük bir projeyi, herşeyi yazarak daha küçük hale getirebilirsiniz. Önemli noktaların hepsini yazın, sonra bunları sıraya sokun.
 
Randevularınızı verirken, başlama saatiyle birlikte bitiş saatini de belirtmeyi unutmayın. İnsanlar kendilerine ayrılan vakti bildiklerinde çok daha hızlı davranırlar.
 
Çalışma masanız eğer kapının tam karşısındaysa masanın yerini değiştirin. İnsanlar sizinle göz göze gelmediği için 
işinizin ayaküstü konuşmalarla bölünme riski azalacaktır.
 
saygılar